9 Ağustos 2012 Perşembe

ŞEMSİYE


ŞEMSİYE

tozlu bir şemsiye durur 

çatı katındaki odanın 
kuytu bir köşesinde 
kumaşındaki eski yağmurların 
hüzünlü kokusuyla 

anımsar mısın bilmem 
yağmurun bardaktan 
boşanırcasına yağdığı o günü 
hani şemsiyeyi iyice çekip başımıza 
dudaklarımla hesaplamıştım 
yüz ölçümünü 

nicedir sokağa çıkarmıyorum 
şemsiyeyi 
korkuyorum çünkü 
kapısı açık kafesinden 
uçan bir kanarya gibi 
beni ikinci kez terk etmenden 

yanıt alamayacağımı bilsem bile 
yanına gidip 
sorarım her gün şemsiyeye 
altında elele 
nasıl görünürdük diye...............(Sunay AKIN)

Hiç yorum yok:

Etiketler